: 2026 2020
5880 Son üye: sedat baba
+ Çukurkuyu » HER TELDEN  » Mizah-Eglence
 OKYONUS YÜREKLİ...

Kullanıcı Adı:
Şifre:
Sayfa: [1] Aşağı git
Konu: OKYONUS YÜREKLİ...  (Okunma Sayısı 128 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
profildurukan
Sr. Member
****


Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 153
:Other
: Hiden
% 0
« : 16 Nisan 2010, 00:24:40 »

OKYANUS YÜREKLİ
Su, kendine sırdaş arıyordu. Önce buluta verdi sırrını. Ağır geldi sır buluta. Sağanak sağanak döktü suyun tüm sırlarını. Sonra göle gitti su. Ona anlattı derdini. Bu arada bulut suyun sırrını yağmur yapıp, dolu yapıp, kar yapıp savurduğu için, zaman zaman taşıyordu göl ve çıkıyordu suyun sırrı iyice açığa. Sonra nehre verdi su sırrını. Nehir de aldı suyun sırrını, çekti gitti. Dereye verdi. Dere biraz daha yavaş olsa da nehirden, o da götürdü suyun sırrını başka bilinmezlere. .. Çağlayanlar, şelaleler, akarsular... Hepsi kayboluyordu bir anda. Sonra bir gün su takip etti dereyi. Dere okyanusa kavuşunca fark etti su, bütün sırlarının akarsularla, çağlayanlarla, ırmaklarla.. . Okyanusa taşındığını. Karar verdi su. Sırrını okyanusa verecekti. Öyle de yaptı zaten. Tüm sırlarını okyanusa verdi. Artık suyun sırrını okyanustan başkası bilmiyordu. Ne taştı okyanus, ne bir başkasına taşıdı suyun sırrını, ne de kurudu.... Geçenlerde karşılaştık suyla. Bir bardaktaydı. Suskundu. Çok uğraştım konuşturamadım. Ben tam giderken '' Dur !'' dedi su. Durdum! '' Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakın konuşma! Taşıyamazlar, kaldıramazlar senin yükünü, canını yakarlar, utandırırlar. ...'' dedi. Çevrenizde hep 'okyanus yürekli' dostlarınızın olması dileğiyle!...
Ekleyen:: DIŞARIDA MUCİZE ARAMA, MUCİZE SENSİN !
Logged

profilAHMETCAKMAK16
Global Moderator
Jr. Member
*****


Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 43
:Other
: Hiden
% 0
« Yanıtla #1 : 17 Nisan 2010, 02:19:22 »

herzaman olduğu gibi ğüzel bir paylaşım hemşerim emeğine sağlık
Logged

profilsadik
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
Global Moderator
Hero Member
*****


Karma: -1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1017
:Other
: Hiden
% 0
« Yanıtla #2 : 17 Nisan 2010, 10:48:52 »

paylaşım icin teşekkür ederim.
Logged

LAİKLİK, ASLA DİNSİZLİK OLMADIĞI GİBİ, SAHTE DİNDARLIK VE BÜYÜCÜLÜKLE MÜCADELE KAPISINI AÇTIĞI İÇİN, GERÇEK DİNDARLIĞIN GELİŞMESİ İMKANINI TEMİN ETMİŞTİR. DEVLET MİLLETTİR MİLLET TE DEVLETTİR, HANGİ MECRAYA KADAR DERİNLİĞE KADAR GİDERSE GİTSİN O BİZİM DEVLETİMİZDİR.
profilseyit sungur
cukurkuyu
*


Karma: -1
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 15
:Other
: Hiden
% 0
« Yanıtla #3 : 17 Nisan 2010, 13:29:13 »

yüregine saglık hemşerim güzeldi teşekürler
Logged

SEYİT SUNGUR
profilARTENYUS
cukurkuyu
*


Karma: 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5
:Other
: Hiden
% 0
« Yanıtla #4 : 24 Nisan 2010, 20:51:35 »

Evvel zaman içinde; biri fazla saf, diğeri ise fazla uyanık iki dost varmış.
Bir gün uyanık dost, saf dostundan borç para ister. O da verir. Uyanık dost ticaret yapar ve zengin olur. Bir gün saf dostu evlenmeye karar verir, kız istemeye uyanık dostunu da davet eder... Uyanık dost, kızı görünce; 'Bununla ben evleneyim, sen kendine başka bir güzel kız bulursun" deyince saf kabul etmiş.
*
Gel zaman git zaman; saf dost fukara düşer. Gider, uyanık dostun kapısını çalar ve çiftliğinde çalışmak için iş ister. Uyanık dostu kabul etmez! Saf dost çok üzülür.
Bir gün saf dostun kapısını ihtiyar bir adam çalar ve hasta olduğunu belirtir ve ilaç parası ister. O da elinde avucunda ne varsa verir... Kısa bir zaman sonra ihtiyar adam ölünce vasiyeti açılır. Büyük bir serveti çıkar onu da saf dosta bırakır. Saf dost, uyanık dosttan intikam almak için köşkünün karşısına bir köşk yapar...
Yine bir gün saf dostun kapısını yaşlı bir kadın çalar ve ekmek ister. Yaşlı kadına ziyafet çekilir. Kadın saf dosta; "Benim güzel bir kızım var, sizi de çok beğendim...Evlenmek ister misin?" diye sorar.
Saf dost annesiyle istişare eder ve kızı görmek ister. Kızı görünce evlenmeyi kabul eder. Düğün günü ilan edilir ve saf dost, yine kıskandırmak ve intikam almak için uyanık dostunu da çağırır...
*
Düğün günü gelir çatar. Davetliler yerlerini alır. Saf dost dostlarına der ki:"Biz iki dosttuk... Böyle iken böyle oldu... İşte o gün bugündür..."
Bunun üzerine uyanık dost kendisine kızan davetlilere;
"Anlattıkları doğrudur...Ama bu doğruları bir de benden dinleyin...Dostumu çiftliğimde çalıştırmazdım... Bu yüzden kapısına bir ihtiyar adam gönderdim... O ihtiyar adama büyük bir servet verdim, vasiyetini de ben hazırladım...Çünkü çok hastaydı ve öleceği günler yakındı. Kendisine kalan servetin hikâyesi budur. Evleneceği kızı görünce kadının kötü biri olduğunu biliyordum. Ona bunu anlatamazdım, kendime istiyormuş gibi yapıp kadını kendisinden uzaklaştırdım... Eve gelen yaşlı teyze ise annemdir, bugün evlendiği kız da kız kardeşimdir..." deyince herkes şaşırır.
*
Saf dost hem sevinir, hem de uyanık dostu hakkında suizan ettiği için üzülür... Ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığına kanaat eder...
Işığın efendisi, "Kardeşim kalbin saflığı iyiliğe, aklın saflığı ise deliliğe delalettir..." dediği gibi, aklen değil, kalben saf olabilmeyi başarmalıyız... İŞTE BİZE BÖYLE DOST GEREKLİ HEMSERİM.
Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  
Arsiv
|Base | |Code | |Image | |Mobile | |News | |Video | |Sitemap | |Ror | |Rss | |Sitemap.xml | |Urllist | |Web.sitemap | |Webb.txt | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Bu Sayfa 0.277 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu
Turkish English